Yeni bir yıla girerken

Uzun zorlu günlerin ardından yine bir yılın daha sonuna geldik. Bu tip yazı başlangıçları alışık olduğumuz sıradan yıl başı yazılarını anımsatsa da bu yazı diğerlerinden farklı olacak.

Eski tarihlerde her bir yılın sonuna yaklaşılırken, hep bir hüzünle giden yılın ardından göz yaşları dökülürmüş. İnsanlar geçen bir yılın hayatının kalan yıllarından bir tane çıkması anlamına geldiğini düşünürlermiş. Aslında bu düşünce oldukça doğru olmakla birlikte, bu yazıda yer almasının nedeni, sizleri de aynı üzüntüleri hissetmenizi sağlamak değil. Yaşadığımız her anın hayatımızdan ayrıca eksilen bir kare olduğu gerçeğini hepimiz biliyoruz. Asıl önemli olan nokta, durdurulması imkansız olan zaman kavramında yaşadığımız anları ne kadar verimli kullandığımızdır. Hazır konuyu buraya bağlamışken biraz daha detaya gidelim. Bu yazıyı okuyan siz saygıdeğer  okurlarımız, şu anda içerisinde bulundukları yaş itibariyle geride kalan yılların ne kadar da çabuk geçtiğinden , şüphesiz ki şikayet ediyor olacaklar. Evet, bende bu yazıyı yazarken burada duraksayıp aynı hislere kapıldım. Şu an her kelime biraz daha anlam yüklü olmaya başladı. Uzun gibi görünen hayatta geçen her dakikanın önemi ortaya çıkıyor. Geçen bu bir yıl içerisinde ufak bir hesap yapacak olursak, geçirdiğimiz güzel ve iyi anlar ile üzgün ve kötü zamanlarımızı karşılaştırdığımızda hayatımızdaki en kolay ve güzel muhasebe hesabını yapmış oluyoruz. İçinde bulunduğumuz toplum şartları, her geçen gün bir yenisi çıkan T.V programları, bitmek bilmeyen olumsuz haberler ile dolu haber programları, karşımıza her an  çıkan sıkıcı reklam kampanyaları, eğitim ve bilgi eksikliğini madalya gibi taşıyan sokak magandaları, işlerin yolunda gitmesine hep engel olan kötü şans faktörü, saymakla bitmeyecek olumsuzluklar ordusu, hiç peşimizi bırakmıyor. Bu ağır şartlarda hayatımıza devam ederken, nasıl olurda hayatımıza biraz renk katabiliriz? (biraz düşünelim)

Toplumsal baskı içerisinde köşemizde ağır bir şekilde ezilirken, hayatımıza giren bu olumsuzluklar ordusuna bir dur diyelim. Her şeyden önce bu olumsuzluklar ordusunun, bizim için farkında olmadığımız bir alışkanlığımız olduğunu bilelim. Bilmeliyiz ki biz toplum olarak gerçekten istersek bu sorunların hiçbiri hayatımızda yer almayacaktır. Hangi kitaptan okuduğumu hatırlayamadığım ufak bir hikayeye yer vermek istiyorum.
kendi halinde yaşayan orta yaşlı zengin bir insan, cevabını bulamadığı bir soru ile yollara koyulmuş. Sorusu; hayatın anlamı nedir ? hayatını nasıl anlamlı bir şekilde yaşayabilir?                                            Bir çok bilgeye bu soruyu sorar ve cevabını istediği gibi alamaz. En son gittiği bilge uzak diyarlardan bir bilgenin bu soruyu cevaplayacağını ona anlatır. Adam, tüm servetini harcayarak yapmış olduğu aylarca süren yolculuktan sonra,  yüksek bir ova içerisinde yer alan büyük bahçeli bir ev görür. Bu ev aradığı bilgenin tariflerdeki mükemmel evidir. Eve vardığında bilge ile görüşmek istediğini, uzak diyarlardan sadece onu görebilmek ve kimsenin cevaplayamadığı sorusunu sormak için geldiğini söyler. Bilge onunla görüşmeyi kabul eder ve adam derdini ona anlatır. Bilge bir yemek kaşığına koyduğu zeytin yağını adama vererek, bu kaşığın sapından ağzı ile tutması gerektiğini ve bilgenin evinin etrafında, kaşıktan hiç yağ dökülmeyecek şekilde bir tur atıp gelmesini ister. Adam zorlanarak çok az da kaşıktan yağ dökerek bilgenin yanına geri döner. Bilge ona sorar; evimin etrafında bir tur attın, bahçemde neler vardı anlat bakalım? Adam şöyle bir duraksayarak; yağı dökmemek için gözünü kaşıktan ayırmadığını bu neden ile bahçesinde neler olduğu ile ilgili çok fazla bir şeyinin olmadığını söyler. Bu cevabın arkasından bilge adama dönerek; şimdi evimin etrafında tekrar bir tur at der. Adam tur atarken bahçede gördüğü emsalsiz güzellikte çiçekleri, dolgun meyvalı ağaçları, bahçedeki gölet ve bu gölet’e düşen gökyüzü rengini, bu tüm güzellikleri fark edememenin vermiş olduğu üzüntü ile bilgenin yanına geri dönerken, sorusunun cevabını anlamasına karşın, bilgenin sözlerini dikkatle dinler. Bilge ; hayatın anlamı, hayat akıp giderken etrafındaki olup bitenin farkında olarak hayatın güzelliklerine zaman ayırabilmiş olmanın farkındalığını, mutluluğa çevirebilmektir.

Hayatımızdan yeni bir yıl çıkıp giderken gelecek yılda, hayatımızda toplumsal baskının ve olumsuzluklar ordusunun sayesinde, farkında olamadığımız güzelliklere zaman ayırarak, mutluluğumuza bir şans verelim.