Otonom sürüş teknolojileri hızla yayılırken, bu sistemlerin tamamen kendi kendine çalıştığı algısı da güçleniyor. Ancak Alphabet bünyesinde faaliyet gösteren Waymo, ABD Senatosu’nda yapılan bir oturumda bu algıyı sarsan önemli bir gerçeği kabul etti. Şirket, robotaksilerinin alışılmadık durumlarda uzaktan insan müdahalesiyle yönetilebildiğini doğruladı.

Waymo’nun güvenlikten sorumlu yöneticisi Mauricio Pena, Senato’da verdiği ifadede, sistemin beklenmeyen senaryolarla karşılaşması halinde kontrolün geçici olarak uzaktan operatörlere devredildiğini söyledi. Bu operatörlerin bir kısmının ABD’de görev yaptığı, önemli bir bölümünün ise Filipinler gibi farklı ülkelerden çalıştığı belirtildi.

Yapılan açıklama, yapay zekâ tabanlı sistemlerin arka planında çoğu zaman insan emeğinin bulunduğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Otonom sürüş sektöründe bu durum yeni değil. Tesla’nın test aşamasındaki robotaksi projelerinde hâlâ insan gözetmenlerin yer aldığı bilinirken, Amazon’un daha önce büyük ses getiren Just Walk Out sisteminin de gerçekte insan çalışanlar tarafından desteklendiği ortaya çıkmıştı.

Senato oturumunda dikkat çeken bir diğer başlık ise insan müdahalesinin yabancı ülkelerden yapılması oldu. Massachusetts Senatörü Ed Markey, uzaktan operatörlerin ABD dışından görev yapmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Yasa koyucular, binlerce kilometre uzaktan yapılan müdahalelerin gecikme süreleri nedeniyle güvenlik riski oluşturabileceğine dikkat çekti.

Oturumda ayrıca Waymo’nun kullandığı araç filosunun menşei de tartışma konusu oldu. Tesla yalnızca kendi ürettiği araçları kullanırken, Waymo filosunda farklı ülkelerden, Çin dahil olmak üzere çeşitli menşelere sahip araçların bulunması eleştirildi. Bazı senatörler, bunun ABD’nin ithalat kısıtlamalarını dolaylı olarak aşma girişimi olabileceğini öne sürdü.

Eleştirilere yanıt veren Pena, Waymo’nun otonom sürüş yazılımlarının tamamının ABD’de geliştirildiğini ve sistemlerin kontrol ile güvenlik altyapısının ülke içinde yönetildiğini vurguladı. Waymo’nun bu itirafı, tam otonom sürüş kavramının hâlâ insan faktöründen tamamen bağımsız olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.