BULGARİSTAN EUROYA GEÇTİ, DİĞER ÜLKELER MERCEK ALTINDA
Bulgaristan’ın bugün itibarıyla euro kullanmaya başlamasıyla birlikte Avrupa Birliği içinde ortak para birimini henüz benimsemeyen ülkeler yeniden tartışma konusu oldu. Euro bölgesinin 21’inci üyesi olan Bulgaristan’la birlikte AB genelinde euro dışındaki ülke sayısı azalırken, siyasi ve ekonomik engeller birçok başkentte sürecin önünü kesmeye devam ediyor.
TOPLUMSAL DESTEK VAR, SİYASET TEMKİNLİ
Eurobarometer verileri, euroyu henüz kullanmayan bazı ülkelerde kamuoyu desteğinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ancak iktidar koalisyonlarındaki euroskeptik partiler, yaklaşan seçimler, bütçe disiplinindeki bozulmalar ve anayasal sınırlamalar, euroya geçişi siyasi açıdan riskli hale getiriyor. Bu nedenle birçok ülkede konu gündemde olsa da somut bir takvim oluşturulamıyor.
MACARİSTAN: HALK İSTİYOR, HÜKÜMET DURUYOR
Macaristan’da euroya geçişe destek yüzde 72 ile euro bölgesi dışında kalan AB ülkeleri arasında en yüksek seviyede bulunuyor. Buna karşın Başbakan Viktor Orban’ın euroskeptik politikaları ve hükümetin mevcut yaklaşımı süreci fiilen durdurmuş durumda. Muhalefet lideri Peter Magyar, seçimleri kazanmaları halinde euroyu hedefleyeceklerini açıklasa da yüksek borç oranı, bütçe açığı ve forintin anayasal güvence altına alınması geçişin önündeki temel engeller olarak öne çıkıyor.
ROMANYA: MALİ DENGELER BELİRLEYİCİ
Romanya’da euroya destek yüzde 59 seviyesinde. Ancak ülke, AB’nin en yüksek bütçe açığıyla mücadele ediyor. Yüksek enflasyon ve kemer sıkma politikaları nedeniyle euroya geçiş için gerekli mali kriterlerin kısa vadede sağlanamayacağı değerlendiriliyor. 2028 seçimleri öncesi yükselen aşırı sağ söylemler de euro tartışmalarını arka plana itmiş durumda.
POLONYA: ULUSAL PARA VURGUSU
Polonya’da euroya geçişe destek yüzde 45’te kalıyor. Hükümet, euroya geçiş için herhangi bir hazırlık yapılmadığını açıkça ifade ediyor. Maliye Bakanı Andrzej Domanski, zlotinin kullanılmasından memnun olunduğunu belirtirken, muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi lideri Jaroslaw Kaczynski euroyu savunanları sert şekilde eleştiriyor. Polonya, euro bölgesi dışında kalan ülkeler arasında AB’nin en büyük ekonomisi olma özelliğini taşıyor.
ÇEKYA: ŞÜPHECİ YAKLAŞIM SÜRÜYOR
Çekya’da euroya kamuoyu desteği yüzde 30 ile oldukça düşük. Hükümetin de euroya geçiş konusunda belirlenmiş bir yol haritası bulunmuyor. Kamu borcunun görece düşük olması, euroya geçişin daha borçlu ülkelere mali yük getireceği endişesini güçlendiriyor. Çek kronunun anayasal güvence altına alınması da zaman zaman gündeme gelen başlıklar arasında yer alıyor.
İSVEÇ: REFERANDUM GÖLGESİ
İsveç’te euro tartışmaları 2003’te yapılan referandumun gölgesinde ilerliyor. O dönem halkın yüzde 56’sı euroya karşı oy kullanmıştı. Bugün destek yüzde 39’a yükselse de parlamentodaki kilit partilerin euroya mesafeli yaklaşımı nedeniyle konu şimdilik teorik düzeyde kalıyor.
DANİMARKA: RESMİ MUAFİYET DEVAM EDİYOR
Danimarka, AB içinde eurodan resmi muafiyet hakkına sahip tek ülke konumunda bulunuyor. Tüm ekonomik kriterleri karşılasa bile euroya geçmek zorunda olmayan ülkede kamuoyu desteği yüzde 33 seviyesinde. Bu nedenle Kopenhag’ın kısa vadede euro bölgesine katılması beklenmiyor.
EURO BÖLGESİNDE YAVAŞ GENİŞLEME
Bulgaristan’ın katılımıyla euro bölgesi büyüse de, diğer AB ülkelerinde siyasi çekinceler, ekonomik kriterler ve anayasal engeller nedeniyle genişlemenin kısa vadede sınırlı kalacağı değerlendiriliyor. Avrupa genelinde euroya yönelik ilgi sürerken, karar süreçlerinin büyük ölçüde iç siyaset dengelerine bağlı olduğu görülüyor.





