Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde Eğitimci- Yazar Merve Gülcemal ve Yazar – Televizyon Programcısı Bekir Develi’nin katılımlarıyla “Kudüs Bizim Neyimiz Olur?” konulu bir seminer programı düzenlendi.

Söyleşide bütün Müslümanların gönlünde kanayan bir yara olan Filistin özelinde tarihte 'Darü's-selam', yani barış ve huzurun merkezi olan Kudüs konuşuldu. Bekir Develi ve Merve Gülcemal, Gazze’de yaşanan insanlık dramına değinerek İsrail ürünleri için boykot çağrısında bulundu.

“KAYBOLAN 8 BİN KAYIP ÇOCUĞUN AKIBETİNİ MERAK EDİYORUZ”

Gazze’de devam eden savaşta binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve binlerce de kayıp olduğunu söyleyen Bekir Develi, “Bugün 105 gün oldu, 63 bin yaralımız var. 23 bin insan öldürüldü, bunun 13 bininin kadın ve çocuk olduğunu biliyoruz. Bütün bunların yanı sıra 8 bin de kaybımız var. Kayıp sayısının çok olması bizi endişelendiriyor çünkü biliyorsunuz bu siyonistlerin inancına göre organ bağışı yasak. Fakat ne gariptir organ bağışı yasak olmasına rağmen bunların inançlarına göre dünyanın en büyük üçüncü organ transplantasyon merkezi Tel Aviv’de. Organ topluyorlar. Biz kaybolan 8 bin çocuğun akıbetini çok merak ediyoruz ve o çocuklar için endişeleniyoruz” dedi.

“İSRAİL’İN EKONOMİK KAYNAKLARINI KESMEMİZ GEREK”

Söyleşide İsrail’in ekonomik kaynaklarının kesilmesi gerektiğini ve boykot işini sokaklara taşıdıklarını vurgulayan Develi, şunları söyledi: “Oradaki sorun yıllardır devam ediyor ve biz yıllardır İsrail’in ürünlerini kullanıyoruz. Siyonistlerin malı mıdır diye düşünmüyorduk. Böyle bir derdimiz yoktu. Demek ki bizim önümüze binlerce ölü çocuğun ölü bedenleri serilmiş olması gerekiyormuş ki biz harekete geçelim. Biz hata etmişiz. Faturanın hepsini İsrail’e kesmek çok konforlu ve güvenli bir limandır ama bizi a noktasından b noktasına götürmez. Eğer bu konuda Allah’ın rızasını celbetmek ve bir yaraya merhem olmak istiyorsak herkes evindeki en büyük boy aynasının karşısına geçip kendi endamına bir bakmalı. Benim varlığım Mescidi Aksa için ne ifade ediyor sorusunu samimi bir şekilde kendisine sormalı. İsrail’in kendi öz kaynağı yok, henüz farkında değiller ama aslında bir devletleri de yok, işgalciler bunlar. Bunların öncelikle ekonomik kaynaklarını kesmemiz lazım çünkü İsrail’de petrol, doğal zenginlik yok, bütün gelirleri ticaretten. Bunların dini imanı para. Eğer bunların parasal kaynaklarına makas atarsanız inanın bunlar geri vites yapacaklar. Biz Filistin inisiyatifi olarak bir boykot kitapçığı hazırladık. Bu kitapçıkta sadece marketlerde satılan İsrail ürünlerinin düzenli bir listesi var. Bu boykot listesini salondaki herkese dağıtacağız.”

“BU ZAMANIN CİHADI DA BOYKOT”

İsrail ürünlerini boykot için yerli malların tanıtılması gerektiğini ve bu zamanın cihadının boykot olduğunu ifade eden Merve Gülcemal, sözlerine şöyle devam etti: “Bize diyorlar ki Filistin inisiyatifi buluşmalarında, bir araya geliyorsunuz da ne oluyor? Çocukları davet ediyorsunuz bayrak sallatıyorsunuz ne oluyor diyorlar. Belki şu anda Gazze’deki bombaları durduramıyoruz, belki oradaki durumu düzeltemiyoruz ama kendimizi düzeltiyoruz. Ben kendim için yapıyorum bunları, izzetli yaşayabilmek, Allahu Tealaya verebilecek bir cevabım olması için yapıyorum; çünkü bana soracak. Küçükler büyüyecek beş yıl on yıl sonra bizim bu konuda ne yaptığımızla ilgili çocuklarımıza verebileceğimiz bir cevabımız olmalı. İnanın çocuklar biz yetişkinlerden daha temiz kaldıkları için çok daha samimi bir şekilde bu davaya asılıyorlar. Boykot için ne yapabiliriz? Bizim yapmamız gereken şey sosyal medyada ve mahallelerimizde yerli ürün tanıtımı yapın, çok samimi söylüyorum bunu yapmak zorundayız. Bu zamanın cihadı da bu. Evet bu deterjan çay lekesini çıkarmıyor ama kan lekesi de bırakmıyor. Günü Gazze’yi anmadan bitiremeyiz.”

“İSRAİL’İN DİNİ İMANI PARA”

Programın sonunda Bekir Develi ve Merve Gülcemal’e katılımlarından dolayı teşekkür ederek çiçek takdiminde bulunan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, “Aliya İzzetbegoviç’in bir sözü var zulmü unutursanız zulüm tekrarlanır diyor. Biraz önce hocamın da dediği gibi bunların dini imanı para. Biz Elhamdülillah dediğimizde nefes aldığımızı hissediyoruz ama onlar para aldıklarında nefes aldıklarını hissediyorlar. İnşallah hep birlikte elimizden geleni yapacağız, cihadın küçüğü büyüğü olmaz herkes kendi gücü ölçüsünde yapar” diye konuştu.

Editör: Seben Altav