Eyüpsultan Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini ilim ve sanatla harmanlayan etkinliklerini sürdürüyor. Bahariye Caddesi’nde kurulan etkinlik çadırında gerçekleştirilen dinletiler ve Ramazan sohbetleri, hem ilçe sakinlerine hem de Eyüpsultan’a gelen ziyaretçilere huzur ve anlam dolu anlar yaşatıyor.
Programların ikinci gününde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve yazar Yasin Pişgin konuk oldu. “Hz. Peygamber ve Farkındalık” başlıklı söyleşide Pişgin, Ramazan’ın yalnızca Kur’an-ı Kerim’in indirildiği ay olmadığını, aynı zamanda Hz. Peygamber’in risaletle şereflendirildiği müstesna bir zaman dilimi olduğunu vurguladı.

“AÇINIZI DEĞİŞTİRMEDEN ACINIZI DEĞİŞTİREMEZSİNİZ”
Konuşmasında hayatın bir imtihan süreci olduğuna dikkat çeken Pişgin, yaşanan zorlukların anlamlandırılmasında bakış açısının belirleyici rol oynadığını ifade etti. Sanatçı Metin Şentürk’ün çocukluk yıllarına dair bir hatırasını paylaşarak örneklendirme yapan Pişgin, insanın perspektifini değiştirdiğinde acıların da farklı bir anlam kazanabileceğini söyledi. “Her pencere aynı manzarayı göstermez; eğer baktığınız yer karanlıksa başka bir pencere açmalısınız” diyen Pişgin, Kur’an’ın ve imanın insana yeni bir ufuk kazandırdığını dile getirdi.
CAHİLİYEDEN AYDINLIĞA
Söyleşide İslam’ın insanın düşünce dünyasında oluşturduğu köklü dönüşüme de değinildi. Cahiliye döneminde işlenen ağır bir hatayı itiraf eden bir sahabiye Hz. Peygamber’in merhametle yaklaşımını aktaran Pişgin, İslam’ın affı ve yeniden başlangıcı mümkün kılan yönüne dikkat çekti.

“ÖLÜM YOK OLUŞ DEĞİL, EBEDİYETE AÇILAN BİR KAPIDIR”
Programın ilerleyen bölümünde ölüm gerçeği üzerinden farkındalık konusunu ele alan Pişgin, Hz. Peygamber’in oğlu İbrahim’in vefatı sırasında sergilediği vakur duruşu hatırlatarak, imanın insana kazandırdığı teselli anlayışını anlattı. Ölümün bir son değil, ebedi hayata geçiş olduğunu belirten Pişgin, müminin bu bilinçle hayata daha güçlü tutunabileceğini ifade etti.
Ayrıca Mevlana’nın ölümü “Şeb-i Arus” yani “düğün gecesi” olarak nitelendiren yaklaşımına da değinilerek, ölümü bir ayrılık değil kavuşma olarak görmenin acıyı anlamlandırmada önemli bir bakış açısı sunduğu vurgulandı.




