TCMB’den altın satışı iddialarına yanıt
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, savaş sürecinde 60 ton altın satıldığı yönündeki iddialara açıklık getirdi. Karahan, döviz likiditesinin desteklenmesi gereken dönemlerde altın kaynaklı işlemlerin kullanılmasının “doğal bir tercih” olduğunu belirtti.
Altın işlemleri likidite yönetiminin parçası
Karahan, yapılan işlemlerin önemli bir bölümünün vadeli altın-döviz takası olduğunu ifade ederek, bu işlemler kapsamında kullanılan altınların vadesi geldiğinde yeniden rezervlere döneceğini söyledi.
Ayrıca son dönemde bir miktar altının döviz karşılığı swap işlemlerinde kullanıldığı, bunun dışında sınırlı ölçüde altın satışı da gerçekleştirildiği belirtildi.
Altın rezervlerinin payı yüzde 60’ı aştı
TCMB verilerine göre Türkiye’nin altın rezervleri son yıllarda önemli ölçüde arttı. 2016 yılında 377 ton olan rezervlerin iki katına çıktığını belirten Karahan, Mart 2026 itibarıyla altının toplam rezervler içindeki payının yüzde 60’ın üzerine yükseldiğini açıkladı.
“Amaç finansal istikrar”
Karahan, merkez bankacılığında bu tür işlemlerin ticari kâr-zarar perspektifiyle değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, temel amacın finansal istikrarı sağlamak olduğunu ifade etti.
Yapılan işlemlerin döviz pozisyonunu güçlendirmeye yönelik olduğunu belirten Karahan, rezerv yönetiminde proaktif ve esnek bir yaklaşım izlediklerini dile getirdi.
Enflasyon ve enerji etkisi yakından izleniyor
Orta Doğu’daki savaşın enerji fiyatlarını artırdığını belirten Karahan, bunun enflasyon üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu söyledi. Ancak uygulanan eşel mobil sistemi sayesinde bu etkinin önemli ölçüde sınırlandığı ifade edildi.
TCMB, gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini kontrol altında tutmak için gerekli sıkı para politikası adımlarını atmaya devam edeceğini bildirdi.