Göktürk'te çocuk istismarına hayır!

Göktürklü anneler çocuk istismarına sessiz kalmadı.

Göktürk'te çocuk istismarına hayır!

Göktürklü anneler çocuk istismarına sessiz kalmadı.

06 Nisan 2016 Çarşamba 17:22
863 Okunma
Göktürk'te çocuk istismarına hayır!

Göktürk'lü anneler çocuk istismarına hayır demek için bugün Göktürk caddesinde bir eylem gerçekleştirdi.  Eylem'de bir konuşma gerçekleştiren Sibel Aya Ataman 23 Nisan'a kadar bu eylemlerine devam edeceklerini sesslerini duyurmak için Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Barolar Birliği başkanına şikatyetlerini mektup'la dile getirdiğini söyledi.



Sibel Aya Ataman konuşması :  Sayın Göktürk sakinleri Çocuk istismarı, taciz ve tecavüz suçlarının ceza bulması ve çocuk haklarının kamuoyu tarafından bilgilenip uygulanması için özellikle anneler ve babalar birlikte bir duruş eylem sergilemek istiyoruz. Çocuk istismarı ve pedofili suçları iyi hal indirimi almaması ceza yükümlülükleri artırılması bu konu ile ilgili Anayasa daki kanunlar tekrar TC. TBMM'de düzenlenmesini talep ediyoruz. Vicdanlı anne babalar olarak bu akıl almaz çirkinlik ne insanlığa ne de hiçbir din öğretilerine sığmayan bu hastalıklı duruma dikkat çekmek acımızı görünür hale getirmek istiyoruz. Bir çocuk bir aileyi değiştirir, bir aile köyü, bir köy bir şehiri ve bir şehir de ülkeyi değiştirebilir. Göktürk'lü anneler babalar olarak sizlerinde yardımı ve katılımı çok değerli keza kalabalık olmak dikkat çekmek için çok önemli İlgileneceğinizi düşünerek şimdiden teşekkür ediyorum.
 








Sibel Aya Ataman'ın Mektubu

TC. CUMHURBAŞKANI SAYIN RECEP TAYİP ERDOĞAN BEY TARAFINA;
TC. BAŞBAKANI SAYIN  AHMET DAVUTOĞLU  BEY  TARAFINA;
TC. BAROLAR BİRLİĞİ  BAŞKANI SAYIN METİN FEVZİOĞLU BEY TARAFINA;
 
Sayın Başbakanım  çocukpedofili ve istismar suçları  ile alakalı kanunlarımız elbette mevcuttur. Mevcut yasalarımız alt ve üst sınırlar nedenli hafif cezalı  ve ardından iyi hal indirimi ile yok denecek kadar az  ceza alınıyor.Yürürlükte varolan yasalarımızda gereği gibi yerine getirelemiyor.  Bu durum vicdanlarımızı dağlıyor. Sayın Başbakanım  çocuklarımızın  gelecekleri karardığı ve  ağır sorunların içinde kaldığına ya da canlarını kaybettiklerine  mı üzülelim yoksa suçluların pişkinliklerine mi?  Ayrıca Çocuk EsirgemeKurumlarında, Islah Evlerinde  ve Vakıf  yurtlarında ( özel yurtlar sadece orta öğretim ve yüksek öğretim için izin alabilirken)küçücük evlatlarımızın başına gelenler keşke ölseydim derdirten durumda. Son dönemde her duyduğumuzda bizi dehşete düşüren ve içimizi yakan çocuk istismarı,   taciz  ve  tecavüzvakaları  kamoyunda daha çok duyulur ve görünür olmuştur.  Vicdanlı anne babalar olarak bu akıl almaz çirkinliğe ve de ne insanlığa ne de hiçbir din öğretilerine sığmayan bu hastalıklı ruhlara dikkat  çekmek  istiyoruz.  Acilen önlemler alınmadığı takdirde iç huzur ve aile üstünlüğü (sünnet olan) büyük hasar alacaktır.
Devlet memurlarının yüz kızartıcı suçlar işlediğinde  karşılığı  disiplin cezası olmamalı meslekten meni gerekmektedir.
İlk Öğretim okullarımızda anasınıfından itibaren her yıl düzenli çocuk istismarına karşı bilgilendirmek, korumak ve önlemek için  cezayi sonuçları işlemek gerekmektedir.
Orta öğretim okullarımızda aile kurumunun yapısı görevleri (anne baba ve çocuk) ve akrabalarımıza karşı ne kadar yakın olmamızı konu edinmeliyiz.
Liselerimizde Çocuklarımızın çoğu kötü alışkanlıklara cinselliğe ve asileşmeye eğilimleri görülmektedir. Kötü alışkanlıkları önlemenin en güzel ve kolay yolu spor ve sanattır. Mutlaka bir spor dalıyla ve müzik aletiyle ilgilenmesi şarttır. (Bilim ve Din eğitimi detaylı özverili sorumluluk duygusuyla yapılması gerekmekte olup, isteğe bağlı derin eğitim almalı(bilim okullarımızın açılması dileğiyle))
Çocuk istismarcısının, tecavüzcünün ve çocuk pedofili suçlusunun iyi hal indirimi kaldırılması;
TC. Anayasa’sındaki yasalarımız yeniden alt ve üst sınırları belirlenmesi;
Yargı sistemimizin istisnasız çalışması;
Evlilik yaşı 18 olması ve aile imzası ile izin verilmemesi;
Din Eğitim Kurumlarımızda bu durumlar yaşandığında daha çok çocuğa duyarlı olunması; keza dinimiz bunu emreder;
 
NİSA SURESİ 127. Ayet:
Bir de senden kadınlar hakkında fetva isterler. De ki; “Onlar hakkında fetvayı size ALLAH veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar hakkında ve mağdur çocuklar hakkında ve yetimlere insaf ile bakmanız hakkında, Kitap’ta yüzünüze okunup duran ayetler var.” Daha da hayra dair ne yapsın şüphesiz ALLAH onu da bilir.
 
KEYF SURESİ  46. Ayet:
O mal ve oğullar, dünya hayatının  süsüdür; kalıcı olan salih ameller ise Rabbinin inindesevapça da hayırlıdır, ümitçe de hayırlıdır!
Resullah (s.a.a ) buyurmuştur ki;
“Çocuklara sevgi şevkatle davranmayan ve büyüklere saygı göstermeyenler bizden değildir.”
“Babanın senin üzerinde hakkı olduğu gibi çocuklarında hakkı vardır.”
“Bir çocuk bir aileyi, bir aile bir köyü, bir köy bir şehri ve bir şehir ülkeyi değiştirebilir.”
 
Osmanlı İmparatorluğunda kütüphaneler camilerde bulunmakta idi. Fatih Sultan Mehmet zamanında Saraylara da Kütüphane oluşturuldu. Tarihler ilerledikçe camilerde sadece din kitapları kaldı tabiki halk farklı kitaplara ulaşamadı. Okumayan araştırmayan ve gelişemeyen toplum olduk.
Bu hassas konuların ilk bilinçlenmesi camilerimizde başlar. Tarihte de böyle olmuştur. ”Din adamlarına ve yargı kurumuna güven zedelenmemelidir. Zira devleti devlet yapan adaletli  yargı, kolluk kuvvetleri, eğitim ve din adamlarıdır. 
 
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ’ın, BAŞBAKANIMIZ’ın VE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANIMIZ’ın YARDIMLARINI ESİRGEMİCEĞİNİ UMUT EDİYORUZ.
 
ANNELER OLARAK SESİMİZİ VE YÜREĞİMİZİ GÖRMENİZ DİLEĞİYLE;
 
 SAYGILAR SİBEL ATAMAN

New Göktürk

Son Güncelleme: 06.04.2016 17:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.