banner294
Yoğun gündem arasında Türkiye’de çok önemli değişiklikler de olmakta, Türk vatandaşlarının sosyal yaşam kalitesine etkisi bir kenenara bırakılırsa Yabancılar, mülteciler, şartlı mülteciler ve ikincil koruma hakkı bulunan şahıslar açısından çok önemli bir kanun sessiz sedasız tüm sonuçları ile uygulanmakta; 6458 sayılı yabancılar ve uluslararası koruma kanunu.



Bu deneme serimizde, bu kanun, uygulamaları, getirdiği esas ve tanımlar ve pratikte karşılaşılan sorunlar bağlamında yabancıların faydalanabileceği ve yabancılarla bir şekilde sosyal temas içerisinde olan Türk vatandaşlarının dikkatle üzerinde durması gerekebilecek hususları anlatmaya gayret edeceğiz. Öncelikle söz konusu kanunun gerekçesi ve amacı üzerinde durmakta fayda var.

6458 sayılı yabancılar ve uluslararası koruma kanunu ülkemizin artan uluslararası niteliği ve özellikle mülteci vb. Statülerde geçiş yapan kişilerin uğrak yeri olma vasfından doğan uluslararası temelli bir uzmanlaşma ihtiyacını gidermek için yasalaştırılmış bir metindir.Bu Kanunun amacı; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları ve İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir. Burada en önemli husus artık bu kanun çerçevesinde uygulama yapma yetkisi ile ilgili bir genel müdürlüğün kurulmuş olmasıdır. İllere kadar teşkilatlanan genel müdürlük özellikle uluslararası koruma taleplerinin uygulanması ve sınırdışı kararları konusunda ciddi bir boşluğu doldurmaya aday.

6458 sayılı yabancılar ve uluslararası koruma kanununun kapsamı; peki bu kanun neleri ihtiva etmektedir dersek; Bu Kanun, yabancılarla ilgili iş ve işlemleri; sınırlarda, sınır kapılarında ya da Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak uluslararası korumayı, ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak geçici korumayı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar ve bu Kanunun uygulanmasında, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ile özel kanunlardaki hükümler saklı kalır yani uluslar arası anlaşmalar ve özel kanunlarda lehe olan unsurlar uygulanmaya devam eder.

Kanun ile ilgili teknik hususlara geçmeden once bazı teknik tanımları yapmakta fayda görüyorum, çünkü bu tanımlar sosyal yaşamda bu hususta sorun yaşayan tüm kişilerin ortak bir dil algılaması yönünden son derece önem taşımaktadır;

Aile üyeleri: Başvuru sahibinin veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişinin eşini, ergin olmayan çocuğu ile bağımlı ergin çocuğunu,
Başvuru sahibi: Uluslararası koruma talebinde bulunan ve henüz başvurusu hakkında son karar verilmemiş olan kişiyi,
Destekleyici: Aile birliği amacıyla Türkiye’ye gelecek yabancıların masraflarını üstlenen ve ikamet izni talebinde bulunanlar tarafından başvuruya dayanak gösterilen Türk vatandaşını veya Türkiye’de yasal olarak bulunan yabancıyı,
Çocuk: Henüz on sekiz yaşını doldurmamış ve ergin olmamış kişiyi,
Giriş ve çıkış kontrolü: Sınır kapılarındaki kontrol işlemlerini,
Göç: Yabancıların, yasal yollarla Türkiye’ye girişini, Türkiye’de kalışını ve Türkiye’den çıkışını ifade eden düzenli göç ile yabancıların yasa dışı yollarla Türkiye’ye girişini, Türkiye’de kalışını, Türkiye’den çıkışını ve Türkiye’de izinsiz çalışmasını ifade eden düzensiz göçü ve uluslararası korumayı,
İkamet adresi: Türkiye’de adres kayıt sisteminde kayıtlı olunan yeri,
İkamet izni: Türkiye’de kalmak üzere verilen izin belgesini,
Konsolosluk: Türkiye Cumhuriyeti başkonsolosluklarını, konsolosluklarını veya büyükelçilik konsolosluk şubelerini,
Özel ihtiyaç sahibi: Başvuru sahibi ile uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerden; refakatsiz çocuk, engelli, yaşlı, hamile, beraberinde çocuğu olan yalnız anne ya da baba veya işkence, cinsel saldırı ya da diğer ciddi psikolojik, bedensel ya da cinsel şiddete maruz kalmış kişiyi,
Refakatsiz çocuk: Sorumlu bir kişinin etkin bakımına alınmadığı sürece, kanunen ya da örf ve adet gereği kendisinden sorumlu bir yetişkinin refakati bulunmaksızın Türkiye’ye gelen veya Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra refakatsiz kalan çocuğu,
Seyahat belgesi: Pasaport yerine geçen belgeyi,
Sınır kapısı: Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış için belirlenen sınır geçiş noktasını,
Son karar: Başvuru sahibinin başvurusuyla veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişinin statüsüyle ilgili kararlardan; idari itirazda bulunulmaması ve yargıya başvurulmaması hâlinde Genel Müdürlük tarafından verilen kararı veya yargıya başvurulması sonucunda temyiz edilmesi mümkün olmayan kararı,
Sözleşme: Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair 1967 Protokolüyle değişik 28/7/1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşmeyi,
Uluslararası koruma: Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsünü,
Vatandaşı olduğu ülke: Yabancının vatandaşı olduğu ülkeyi veya yabancının birden fazla vatandaşlığının bulunduğu durumlarda, vatandaşlığında olduğu ülkelerden her birini,
Vatansız kişi: Hiçbir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı bulunmayan ve yabancı sayılan kişiyi,
Vize: Türkiye’de en fazla doksan güne kadar kalma hakkı tanıyan ya da transit geçişi sağlayan izni,
Vize muafiyeti: Vize alma gerekliliğini kaldıran düzenlemeyi,
Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi,
Yabancı kimlik numarası: 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca yabancılara verilen kimlik numarasını, ifade eder.
Bu tanımları yazımıza özellikle koyma ihtiyacı hissettim çünkü tarafıma yapılan başvurularda sıklıkla gördüğüm husus, maruz kalınan piyasa şartlarında ortak tanım hususunda ciddi bir boşluk olduğudur.

Artık kanunun esasları noktalarını inceleyeceğimiz ve birkaç yazıdan oluşacak detaylarımıza geçebiliriz diye düşünüyorum.
Öncelikle, 6458 sayılı yabancılar ve uluslararası koruma kanununun en önemli maddesi kanun metninde özel bir önemle ve hemen tanımların arkasından yazılmış bulunan;
Geri gönderme yasağıdır, kanunun 4ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan geri gönderme yasağı temel bir kazanım olup, bu kanun kapsamındaki hiç kimsenin, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemiyeceğini içerir. Bu hususta yeni kurulan Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatlarına, ilgili mülakat ve değerlendirmeleri yapacak uzmanlara ve konuyla ilgili avukatlara ciddi iş düşmektedir. Bu maddeyi uluslar arası standartlarda uygulayamaz isek bir müddet sonra sadece bir şekil şartı haline gelecektir.

Bu yazımı çok uzun olmaması anlamında Türkiye’ye giriş ve çıkıs, kavramını inceleyerek sonlandıracağım, daha sonraki yazımız ise uluslar arası koruma başvurusuna ilişkin uygulamalar hakkında olacaktır.

Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış nasıl yapılır? Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış, sınır kapılarından, geçerli pasaport veya pasaport yerine geçen belgelerle yapılır. Pasaport yerine geçen belgeler tabirinden ise uluslar arası anlaşmalar ve statüler ile kazanılmış haklardan kaynaklı belgeler ve uluslar arası seyahat hakkı veren diplomatik vb. başkaca belgeler kastedilmektedir.

Yabancı, pasaport veya pasaport yerine geçen belge ya da belgelerini, Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkışlarda görevlilere göstermek zorundadır.Sınır geçişlerine ilişkin belge kontrolleri, taşıtlarda seyir hâlinde de yerine getirilebilir. Havalimanlarının transit alanlarını kullanan yabancılar, yetkili makamlarca kontrole tabi tutulabilirler. Türkiye’ye girişlerde, yabancının 7 nci madde kapsamında yani ülkeye girişine müsaade edilmeyecek yabancılardan olup olmadığı kontrol edilir. Bu maddenin uygulanmasında, kapsamlı kontrole tabi tutulması gerekli görülenler en fazla dört saat bekletilebilir. Yabancı, bu süre içerisinde her an ülkesine dönebileceği gibi dört saatlik süreyle sınırlı kalmaksızın ülkeye kabulle ilgili işlemlerin sonuçlanmasını da bekleyebilir
Ülkeye girişine müsaade edilmeyecek yabancıların kimler olduğu hususu da çok önemlidir.

Aşağıdaki yabancılar, Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:
a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar
b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar
c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar
Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır. Burada, yabancılar için en önemli hususlardan biri, yapılan işlem hususunda idare mahkemeleri nezdinde yürütmeyi durdurma içeren dava haklarının olduğunu bilmeleridir. Bu hususta zaman kaybetmeden avukatları ile görişmeleri çok önemli ve bir çok hayati hak kaybını önleyen bir husustur. Burada yapılan bir işlem hatası bazen ailelerin, kişilerin ve/veya çocukların çok sıkıntılı sonuçları olan zararlarına sebep olabilmekte, bazen de ticari yıkıma kadar varan sonuçlara sebep olmaktadır.
Şimdilik bu kadar, sonraki yazımız daha öncede belirttiğimiz gibi uluslar arası koruma başvurusu hakkında olacak ki, ben şahsen bu hususun, yabancılar açısından çok iyi bilinmesi gereken bir husus olduğunu düşünüyorum. güvende ve mutlu kalın, herkese iyi tatiller.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.