Çocuklarınızı Pedofililerden koruyun!

Uzman Pedagog Sevil yavuz aileleri uyardı: Pedofilik bireyler sizin ve çocuğunuzun güveni kazanan yanı başınızdaki kişiler olabilir. Çocuğunuza inanın ve çocuğunuzu koruyun!

Çocuklarınızı Pedofililerden koruyun!

banner258

Son günlerde üst üste yaşanan üzücü olaylardan dolayı bu yazıyı yazarak anne babaları “pedofili” hastalığı, halk diliyle “sübyancılık” hakkında bilgilendirmek istedim.
 
Çocuklar en çok güvendikleri insanlara karşı savunmasızdırlar!
Çocuklar cinsel istismara en çok pedofilik bireyler tarafından maruz kalmaktadır. Çocuklar pedofilik bireylere karşı savunmasız durumdalar. Pedofili hastası olan bireyler çocukları tuzaklarına çocukların güvenlerini kazanarak düşürüyor. Çocuklar güvendiği kişi tarafından yapılan şeyin olumsuz bir şey olduğunu anlayamazlar. Bazen onları korumak için sessiz kalırlar.
 
Peki “pedofili”, diğer adıyla “sübyancılık” nedir öncelikle bunu açıklamak istiyorum.
 
Pedofili (Pedophilia ) nedir?
Halk arasında “sübyancılık” olarak bilinen pedofili (Pedophilia) bir hastalık türüdür. Bu hastalık DSM-IV-TR (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı Gözden Geçirilmiş 4.Baskı) tanı ölçütlerine göre şu şekilde tanımlanmaktadır. Pedofili, en az 6 aylık bir süre boyunca, kişide ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla ya da çocuklarla cinsel etkinlikte bulunma ile ilgili yoğun, cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin, cinsel dürtülerinin ya da davranışlarının yineleyici bir biçimde ortaya çıkması olarak tanımlanmıştır.
 
Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından en son yayınlanan DSM-V Tanı Kriterleri Kitabında ise Pedofili Cinsel Sapkınlık (Parafili) Bozukluklarının alt başlığı Pedofili Bozukluğu olarak ele alınmış. Tanı kriterleri şu şekilde sıralanıyor; 
 
A) En az altı aylık bir süre boyunca, ergenlik öncesi çocuk ya da çocuklarla (genellikle 13 yaşında ya da daha küçük olanlarla) cinsel etkinlikte bulunmakla ilgili, yenilenen, cinsel yönden uyarıcı yoğun düşünceler, cinsel itkiler ya da davranışlar.
 
B) Kişi, bu cinsel itkilerine göre davranmıştır ya da cinsel itkileri ya da düşlemleri klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da kişilerarası güçlüklere neden olur.
  
C) Kişi en az 16 yaşındadır ve A tanı ölçütünde sözü edilen çocuk ya da çocuklardan en az beş yaş daha büyüktür. 
 
Pedofilik bireylerin kişilik özellikleri ve eylemleri nasıldır?
Pedofilik bireylerin aile içinde ve dışında sosyal ilişkileri kısıtlı daha çok içe kapanık, eşi ya da ailesiyle sıcak ilişki kuramayan psikopatik, psi-koseksüel ve sosyal açıdan olgunlaşmamış kişilik özelliklerine sahip oldukları uzun yıllardır belirtilmektedir. Pedofilik bireylerin eylemlerini yaptıkları ortalama yaşlarının 40-70 yaş arası olduğu gösterilmiştir. Pedofili bireylerin büyük çoğunluğu erkeklerdir. Çocuğun cinsel istismarı sözel istismar, cinsel organlarını gösterme, çocukları soyma ve seyretme, cinsel ilişkiye veya mastürbasyona tanık etme, cinsel organını sürtme, bedenine cinsel amaçla dokunma, okşama, müstehcen yayınlara konu etme, oral seks, ağza, vajinaya ve/veya anüse penetrasyon gibi çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir(akt. Erdoğan, 2010).
 
Pedofili olgularının eylemlerinde genellikle zor kullanmadığı, aksine önce masum dokunma sonra uygunsuz dokunma, açık resimler gösterme, porno izletme gibi birçok fizik manipülasyon ve desensitizasyon uyguladıkları gösterilmiştir. Bu bireyler için internet ortamı bilgi edinme, mağduru belirleme ve ilişki kurma, fantezi geliştirme, diğer sapkınlığı olan kişilerle bağlantı kurma gibi birçok istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için bir araç olmaya başlamıştır. Bu konuda aileler çok dikkatli olmalıdır.
 
ABD Adalet Bakanlığına bağlı çalışanlar karşılaştıkları pedofili hastalarının kendini savunma şekillerini şöyle özetliyorlar: inkâr ("çocuğu kucaklamak suç mu? " vb.), küçümseme ("sadece bir kez oldu," vb.), akla yatkın hale getirme ("erkek çocuklardan hoşlanan biriyim", "çocuk sapığı değilim" vb.), uydurma ("araştırma projesi için kullanıyorum" vb.), saldırma (çocuğa, polise, doktora vb.) (akt. Erdoğan, 2010).
 
Pedofilik bireyler çocuğa nasıl yaklaşır?
Çocuklar, %60-%70 oranında akrabalar, öğretmenler, komşular, otorite figürleri gibi çocuğun bildiği ve güvendiği kişiler tarafından cinsel istismara uğramaktadır. Pedofilik bireyler ailenin ve çocuğun güvenini kazanmak için planlayarak, çocuklara yakın olabilecekleri bakıcılık, komşu, spor hocalığı ve servis şoförlüğü gibi mesleklere ve konumlara yerleşirler. Çocuklarla baş başa kalabilmek için çocuğun ve ailenin güvenini kazanacak davranışlarda bulunurlar. Pedofilik bireylerin eylemlerini gerçekleştirmek için tercih ettikleri yerler genelde çocuğun tanıdığı bildiği yerlerdir. Küçük çocuklar ve kız çocuklarının çoğunlukla kendi evlerinde ya da pedofilik bireyin evinde, ergenlerin ve erkek çocukların ise ev dışındaki yol kenarı, ağaçlıklar, okul, oteller gibi yerlerde cinsel istismara uğradıkları ortaya çıkmıştır (akt. Erdoğan, 2010).
 
Cinsel istismara maruz kalan çocukların tepkisi nasıldır?
Çocuklar kolayca güven duydukları, kolayca korkutulabildikleri ve kandırılabildikleri için istismara çok açıktırlar. İstismar eden kişi yakınları ya da akrabaları ise, istismarcı tehdit etmişse, korkarak kimsenin onları anlamayacağını veya inanmayacağını düşünür bunu gizli tutarlar. Aynı zamanda anne babalarının ve sevdiklerinin gözünde değerlerini yitireceğini düşünür ve gizli tutarlar. Bazen çocuğun yaşı çok küçükse zaten bunu anlayacak kapasitede olmadığı için gizli kalır. Çocukların çoğu istismardan dolayı kendini sorumlu hisseder veya eylemi yapan kişiye bağlılıklarından dolayı cezalandırılmasını istemezler.
 
Cinsel istismara maruz kalan çocuklar çeşitli ruhsal rahatsızlıklar yaşar!
Diğer istismar çeşitleriyle karşılaştırıldığında en ağır yaralar cinsel istismara bağlı gelişir. Çocuk bu travmayı ömür boyu unutamaz. Yapılan araştırmalar özellikle erkek çocukların ilerde istismarcı olma risk taşıdığını belirtmektedir. Çünkü istismarcıların birçoğu ergenlik öncesi dönemde istismar edilmiştir. İstismara uğrayan çocukları bekleyen diğer risk ise alkol ve madde bağımlılığıdır. Bunun yanı sıra yetişkinlikte çeşitli cinsel işlev problemleri yaşama riskleri vardır. Çocuklar travmaya çok çeşitli tepkiler verebilir. Kısa vade de veya uzun vadede travmanın etkileri farklı şekilde ortaya çıkabilir. Depresyon, uyku bozuklukları, kabus görme, ağlama krizleri, iştahın kesilmesi veya artması, altına kaçırma gibi farklı davranışlar ortaya çıkabilir. Aileler, çocuklarının davranışlarında bir değişiklik hissederse, çocuklarını dikkatli şekilde gözlemeleri, gün içine kimlerle vakit geçirdiklerini öğrenmeleri ve takip etmeleri gerekiyor. Eğer bu belirtiler daha da artarsa mutlaka profesyonel bir destek almaları gerekiyor.
 
Alınabilecek önlemler:
- Çocuklarınızın kimlerle vakit geçirdiğini takip edin. Çevrenize yeni taşınan bir komşu varsa ve çocuğunuzla çok ilgiliyse, o komşu hakkında biraz bilgi toplayın.
-Çocuğunuzun internete ulaşımını kontrol edin. Ev dışında internete ulaşımı var mı kontrol edin ve bilgi edinin.
- Çocuğunuzun arkadaşlarıyla iletişim içinde olun ve son zamanlarda garip davranışları var mı arkadaşlarından öğrenin.
- Çocuğunuzun yakınındaki kişilere karşı dikkatli olun.
- Çocuğunuzla iletişim içinde olun. Çocuğunuzla iletişiminiz bozuksa profesyonel destekle iletişiminizi geliştirin.
- Çocuklarınızın davranışlarını gözlemleyin. Bir şeyden şüphe ederseniz doğru şekilde konuşmaya çalışın.
 

Çocuğunuzu pedofilik bireylerden korumanız dileğiyle,
Sevil Yavuz
Uzman Pedagog & Klinik Psikolog
 
Sevil Yavuz Psikoloji Enstitüsü & Kurumsal Danışmanlık
www.pedagogsevilyavuz.com
www.sevilyavuz.com
 
Sosyal Medya Hesapları
 
Instragram: sevilyavuzofficial
Facebook: sevilyavuzofficial
Twitter: PedagogSevil

Kaynak : Milliyet


Kaynak: New Göktürk
banner217

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.