Çocukların eğitimi, gerçekten hassas ve uzun bir süreçtir. Bu süreci başlatan da devam ettiren de eğitimcilerdir. Bu nedenle, ebeveynler çocukları için iyi bir eğitimin yanında okul başarısında da beklenti içinde olurlar. Yabancı diller eğitmeni ve öğrenci koçu olarak sayısız veli ile yapmış olduğum görüşmeler sonucu bu kanıya vardım. Çocuklarının iyi seviyelere gelmesi, duygusal gelişimlerini tamamlamaları ve okul vazifelerini yerine getirmeleri için aileler devamlı aktiflerdir ama kendilerini tamamen ortaya koymazlar; çünkü zamanla çocuklarının velisi olarak öğretmen ile işbirliği içinde olacaklardır. Öğretmenin sınıf içinde öğrenci hakkında edindiği bilgileri veliyle paylaşması ile ilişkileri pekişecektir. Her iki tarafın da birbirinden beklentileri vardır. Bu bağlamda siz veliler, daha sağlıklı ve verimli bir eğitim için neler yapabilirsiniz? Okul hayatını kolaylaştıran ve öğretmen-veli dayanışmasını güçlendiren bazı tüyoları sizinle paylaşacağım.



Öğretmenini ne kadar tanıyorsunuz?
Öğretmenin muhatabı olarak anneden ve babadan biri kendini bu görevden sorumlu tutmalıdır. Her ikisinin de öğretmen ile kontakta olması mümkündür. Ancak her daim öğrenci ile ilgili bilgi almak, gelişimini yakından takip etmek, gelecekle ilgili önlemler ve radikal kararlar almak açısından tek bir ebeveynin aktif olması daha sağlıklı olacaktır. Bu ebeveyn genellikle annedir. Türk toplumu ataerkil bir toplumdu, bu nedenle yüzyıllardır ailenin tüm maddi sorumluğu ve geçimini erkekler sağlamıştı. Günümüzde zamanla değişime uğrayan bu düzende, kadınlar da çalışma hayatına atıldı ancak ağır olan yük her zaman erkeğin sırtında kalmaya devam etti. Bu nedenle anneler, daha çok duygusal sorunlara yönelik bir iyileştirme ve düzenleme çalışması içerisindedirler. Bir gün, derslerinde başarısı yeterli olmayan öğrencimin anlattıkları karşısında bu konuda bakış açım biraz değişti. Öğrencim gittiği okula başlayalı iki üç ay olmuştu. Değişik bir ortama, yeni arkadaşlara ve öğretmenlere alışmaya çalışırken bazı nedenlerden dolayı zaman zaman sınıfta alay konusu olmuştu ve hocası tarafından maalesef yargılanmaya ve cezalandırılmaya başlamıştı. Okulda gayretli olmasına rağmen hocasının gözünde bir türlü yeterli olamıyordu. Hocası, bu nedenle annesine veli görüşmesi sırasında, öğrencimi bir üst sınıfa geçiremeyeceğini ısrarlı ve sert bir dille ifade etmişti. Kadıncağız da gözyaşlarına yenik düşerek okuldan üzgün ayrılmıştı. Ben kendilerine, artık veli olarak babanın aktif hale gelmesini önermiştim. Anneler nedense her zaman daha hassas ve duygusal olmuşlardır. Baba, veli olarak görüşmelere katılmaya karar verdikten sonra mantıksal yaklaşımıyla oğlunun durumunu ve kendi fikirlerini okula karşı ifade etmişti. Öğrenci son ana kadar geçemeyeceğinin korkusunu yaşarken süpriz bir şekilde o dersi geçmişti.

Bu ve bu gibi anektotları duymuş olabilirsiniz. Öğretmen ve veli ilişkisinin sağlıklı olması beraberinde ciddi faydalar sağlar. Bizler de öğrenciyken sayısız okul anımız oldu. Sevdiğimiz ve sevmediğimiz hocalarımız vardı. O nedenle, biricik yavrularımızın da aynı şeyleri yaşayabileceğini biliyoruz. Bu noktada bizi rahatlatacak tek şey öğretmene güvenmek ve onun evladımız için en iyiyi yapmaya çalışacağını bilmektir. Böyle bir bakış açısıyla iletişime başlamak önemlidir. Hepimiz, okul toplantılarına çocuklarımızla ilgili olumlu görüşler alma ümidiyle katılıyoruz. Beklediğimiz şeyleri duymadığımızda da ilk olarak öğretmeni hedef alan yorumlar yapıyoruz: “Bu öğretmen, iyi öğretmen değil. Bize daha önce bu durumu neden söylemedi? Bizim çocuğumuzu anlayamamış. Benim çocuğumun hatası değil...” Bu nedenle; söylediğim gibi eğitimciye güvenle yaklaşmak çok güzel sonuçlar doğuracaktır. Eğer gerçekten, eğitimcinize yeterince güvenemiyorsanız bu durumda diğer velilerle durumu paylaşarak, sizinle aynı fikirde olan başka velilerin varlığını araştırabilirsiniz. Bu şekilde mantıklı ve tarafsız ilerlemeniz mümkündür. Eğer çocuğunuzdan şikayetleri olan bir veliyseniz, o zaman sanıyorum görüşme sırasında çocuğunuzun söz dinlemediğini ve yeterince ders çalışmadığını söyleyerek, öğretmene: “Size katılıyorum...” mesajını vermek isteyebilirsiniz. Bazı veliler, gerçekten çocuklarının eğitim sürecinde, yeterince otoriter davranamayarak maalesef ipleri ellerinden kaçırmış olabiliyor. Bu durumda da öğretmenden beklentileri daha fazla oluyor. Çocuklarını eğitmeleri için tek umutları öğretmenleri ve okul ortamı oluyor.
Her şekilde öğretmen ile kurulacak bağ, veli ve öğrenci için ilerlemeyi olanaklı kılacaktır. Öğretmen ile telefonlaşmak, mailleşmek ve samimi bir duruşta bulunmak sağlıklıdır. Okula, yalnızca zorunluluktan uğrayan ya da çocuğu hakkında bir şikayet olduğunda ve de çağırıldığında giden bir veli haline lütfen dönüşmeyin!

Okul dışında arkadaşlarıyla sosyalleşmek sınıf içi başarıyı arttır mı? Nasıl?
Yapılan araştırmalarda, sınıf ortamında bir arada çalışan iki çocuk grubu oluşturulmuştur. İlk gruptaki çocuklar, yalnızca okul ortamında bir araya gelerek, çeşitli projeleri yapmaya başlamışlardır. Aynı projeden diğer grup da sorumlu tutulmuştur. Ancak ikinci gruptaki öğrenciler okul sonrası zaman zaman bir araya gelerek ders dışı sosyal faaliyetlerde bulunmuşlardır. Beraber oyun oynamışlardır. Gezilere katılmışlardır ve yemek yemişlerdir. Her iki grubun projeleri tamamlandığında ise sonuç şaşırtıcı olmuştur. Okul sonrası aktivitelerde bulunan çocuklar hemen hemen hiç hatasız bir ödev teslim ederken, diğer grubun ödevi onlara kıyasla zayıf kalmıştır. Buradan çıkaracağımız sonuç; okul sonrası faaliyetlerin olumlu ilişkiler ve paylaşımlar sonucu okul başarısını da arttırdığıdır. Bu nedenle; okul sonrası, çocuklar için oyun aktiviteleri ya da genç öğrenciler için sinemaya ve konsere gitmek gibi organizasyonlar yapabilirsiniz. Unutmayalım ki bazı yaş grupları çekingen oldukları için sosyalleşmekte güçlük çekiyor. Okuldan soğuyan bu çocuklar, yalnız kalarak gelişimlerini yeterince tamamlayamıyorlar.

Evde de öğretilecek çok şey var!
Ev ve okul ortamında geçen öğrencilik yılları ne güzeldir. Okuldan eve gitmeyi iple çeker öğrenci. Beraber ev içi aktivite yapmak, evde eğitimi devam ettirir. Örneğin, yemek nasıl yapılır? Ev nasıl temizlenir? Elekronik eşyaları nasıl kullanmalıyız? Tüm bunları öğrenmiştim. Ayrıca dış dünyayı tanıtabilmek, trafik kurallarını ve çevre kurallarını da anlatabilmeniz için haftasonları müzelere, oyun parklarına geziler yapmak güzel alternatifler arasındadır. Sevgili yeğenim Batuhan sayesinde de halen oyun parklarına, lunapark gibi eğlence merkezlerine gidiyorum. Genel kültür gelişimini için de evde vcd’ler satın alarak eğitici filmler ve belgeseller izleme fırsatı buluyoruz. Sevgili babam ve sevgilim ağabeyim, televizyonu açtıklarında direk belgesel kanallarına yönelirlerdi. O yıllarda, onlar sayesinde yüzlerce birbirinden ilginç belgesel izledik. Hayvan ve insan sevgisini aşılayan bu faydalı görseller değişik ve vizyon sahibi birer birey olmamıza katkıda bulundu. Bu nedenle, zaman zaman eğitici ve etkileyici film geceleri düzenleyerek faydalı bilgiler edinebildik.

Çocuklar ve gençler öğrenmeye açıktır. Beyinleri ve hormonları öğrenmek için hazır oluştadır. Bu yıllardan maximum verim almanız için ebeveyn olarak hep aynı rutinde bir beraberlik sürdürmek yerine, bol bol değişik fikirler üretmelisiniz. Kendi iş ve hayat deneyimlerinizi çocuklarınızın anlayacağı dilde onlara anlatmalısınız. Örneğin; yatırım yapmak ya da tutumlu olmak gibi zor kavramları açıklamak için, bir kumbara alıp işe onlara para biriktirmeyi öğretmeyle başlayabilirsiniz. Paranın ne olduğunu ve tasarrufun neden önemli olduğunu onlara güzel bir dille anlatabilirsiniz. Çoğu aile, çocuklarına “Para yok sana, o aldığın şeylere para verilmez. Harçlığını çarçur mu ediyorsun?” gibi cümleler sarfediyor. Bu çocuklar maalesef kendilerini değersiz hissetmeye başlıyorlar ve para konusunda gelecekte çok daha vurdumduymaz olabiliyorlar.

Temizlik ve tertip neden çok önemlidir?
İlkokuldaydım. Öğretmenimiz Sayın Alev Özbal ‘in temizlik ile ilgili eğitimleri öylesine güzeldi ki.. Her zaman ellerin ve tırnakların temiz olması gerektiğini anlatırdı bu nedenle hepimize birer tırnak fırçası almamızı söylemişti. Bu fırçalar ile temizlik derslerinde, lavaboda tırnaklarımızı fırçalarken diğer yandan arkadaşlarımızla evcilik oynardık. Hepimiz en temiz öğrenci olabilmek için defalarca ellerimizi sabunlardık. Suyla sabunla hemen hemen her gün haşır neşir oluyorduk. Tertemiz, beyaz yakalı bir önlüğüm vardı. Saçlarım her zaman derli topluydu ve boyalı pavuçlarım azıcık çamur olsa, küçücük ellerimde beyaz bir peçete ile onları temizler, kurulardım. Öğretmenimiz bizleri güzel modeller haline getirmişti. Evde ailemle de aynı düzeni sağlamıştık. Annem her zaman benimle ilgilenirdi. Önlüğümü ütüsüz bırakmazdı. Saçlarımı her gün tarar ve toplardı. Bu düzenli hayat sayesinde tüm okul hayatım boyunca derslerime karşı titiz davrandım. Okul eşyalarımı düzgün kullandım. Yazı yazarken de titiz davrandım. Sizden istediğim bebeklikten itibaren bazı eğitimleri çocuklarınıza uygulamanız. Çocuğunuz oyuncaklarını dağıttıktan sonra tekrar topluyor mu? Yatağını düzeltiyor mu? Yoksa sürekli arkasını toplayan biri mi var? İnanın evde dağınık bir çocuğun okulda özensiz ve düzensiz olma ihtimali fazladır. Bu bağlamda çocuklara düzeni nasıl sağlamalıyız ve nasıl yardımcı olmalıyız? Çeşitli çalışmalar yaparken Maria Montessori’nin çocuk eğitimi ile ilgili bir makalesinde şu satırları okudum: “Çocuğun eğitimi için en önemli şey doğanın kendilerine sağladığı güçleri geliştirebilecekleri bir ortam sağlamaktır.” Montessori, çocukların düzenli olmaları için bir tek şeye ihtiyaç duyduğunu savunur: “Hazırlıklı bir ortam.” Bu demek oluyor ki hep beraber bir düzen kurarak, ev içi ve dışı kuralları birlikte oluşturmaktır. Yani “Yapma, dokunma , kırma, bozma diyerek emirler yağdırmak yerine sevgi ve saygı odaklı olma, fikir paylaşımına açık olmak önemlidir. Çocuk birşeyleri karıştırıyor ya da yerlerini değiştiriyor, duvarlara resimler yapıştırıyorsa; bunun gibi pek çok şeyi zihinsel ya da ruhsal gelişimi nedeniyle yapıyordur. O nedenle sizler de birer ebeveyn olarak bu değişimi hesaba katmalısınız. Düzen anlayışınızda belli başlı konular bulunmalıdır. El yıkama, yatak toplama, çanta düzeni gibi konulara karışabilir; diğer konularda bir adım geride durabilirsiniz.